Evlilik güzel şeydir. . . Evlilik paylaşmaktır, hayat yükünü birlikte taşımak, keder ve sevinçlere ortak olmaktır. "Biz" şuuruyla hareket etmektir. Evlilik binasının ana direği ise eşlerdir. . . Binayı onlar donatır, onlar onarır, onlar yüceltir. Ufak tefek şeyler yüzünden de yine onlar yıkar. Çoğu fındık kabuğunu doldurmayan şeyler için yıkarlar. Sonra da sızlanmaya başlarlar: "Mutlu olabilirdik" "Sebepsiz yere hayatımız zehir oldu" "Birbirimizin kıymetini bilemedik" "Ahh! Keşke. . . " Keşkelerle, eyvahlar sürüp gider. . . Çoğu kez evlendiklerinin farkına varamayan eşler, soluğu mahkeme kapısında alırlar. Mahkeme kayıtlarına bir not düşülür: "Şiddetli geçimsizlik" Şiddetli geçimsizliğin temelinde yatan sebep ise koskoca bir "hiç" tir. "Ah Şu Eşler" Neden eften püften şeylerden o sığınağı parçalarsınız? Niye basit şeylerden dolayı o cennet bahçesini hazana çevirirsiniz? "Ah Şu Eşler!" Ortada çözülmeyecek ne var ki?
Bu Yazı Hakkında Henüz Hiç Yorum Yapılmamış
Yorum yazabilmek için önce üye girişi yapmalısınız. Üye Girişi