Kuzey rüzgarı gelip geçti. . .
Yine tek bir yaprak kıpırdamıyor dışarıda. . .
Bir zaman tünelinden geçtim. . .
Yıllar önceye döndüm. . .
Onlar çocuktu. . .
Hüzünleri, sevinçleri uçsuz bucaksız mağaralarda yitip gitmişti. . .
Yaşamlarının en güzel günlerini cezaevlerinde geçirmişler, geçiriyorlardı. . .
Umutların bir rüzgar gibi dağıldığı gecelerde, karanlığın aydınlığa uşamasını bekliyorlardı. . .
İşkenceden geçmişti hepsi. . .
Yaşları 17-18´idi. . .
Gözlerimi yumdum birden. . .
Gecenin kanat çırptığı, umudun yok olduğu hücreleri düşündüm. . .
Ey benim aydınlık günleri bekleyen Türkiyem! . .
Ey benim ölüme alkış tutan halkım! . . .
Ey benim şafağın yolunu aç suskun akşamların hüznünü yaşam biçimi sanan insanım! . . .
Ey benim özgürlükleri Erbakan Hoca´nın takkesinden arayan romantik aydınım! . . .
Bu Yazı Hakkında Henüz Hiç Yorum Yapılmamış
Yorum yazabilmek için önce üye girişi yapmalısınız. Üye Girişi