Bir varmış bir yokmuş,
Evvel zaman içinde,
Kalbur saman içinde,
Develer top oynarken,
Eski hamam içinde,
Horozlar tellal iken,
Pireler berber iken,
Ben anamın beşiğini,
Tıngır mıngır sallar iken.
.
.
Az gittim, uz gittim, dere tepe, düz gittim, altı ay, bir güz gittim.
.
.
Bir gün, iki adam yolda karşılaşır.
Birinin adı Ese, ötekinin adı Köseymiş.
Beraber yola koyulmuşlar.
Yolda giderlerken önlerine bir yokuş çıkmış.
Üşengeç Köse, Ese'ye sormuş: "Bu yokuşu, nasıl çıkarız?" demiş.
"Çok kolay çıkarız" demiş Ese; "Yolun yarısına kadar ben seni taşırım, yarısından sonra sen beni taşırsın, böylece yol biter" demiş.
Köse anlamamış; "Bu adamın aklından zoru var" diye düşünmüş.
Köse, yol boyunca, hiç konuşmamış, hep Ese, anlatmış, Köse dinlemiş.
Yokuş bitmiş, düz bir ovaya varmışlar.
İyi okumalar çocuklar/ Baygenç Yayıncılık