(. . . ) Bir şimşek daha çaktı. Salonu aydınlatan mavi ışık
koridora yansıdığında, ne idüğü belirsiz bir varlığın parlak
gözlerini bir anlığına gördüm: Yemyeşil parlayan,
kocaman gözbebekleri vardı. Çığlık atarak ve sandalyeleri
devirerek yemek masasının altına saklandım. Çenem
titremeye başlamıştı ve bedenimi saran o tekinsizlik
hissinden kurtulamıyordum. Hayatımda ilk defa cinler,
periler gibi doğaüstü varlıklar aklıma geliyor, çıldıracak
gibi oluyordum. O tuhaf, yeşil gözler de neydi öyle?
Yerde mi emekliyordu o şey? Neden boyu benden daha
aşağıdaydı? Gök gürültüsünden dolayı, yaklaştığına dair
bir ses duyamıyordum. Birkaç saniye süren hızlı
düşüncelerimin hemen ardından, odayı bir kez daha
aydınlatan şimşek ışığında, dibimde beliren o kara silueti
çok yakından görebildim. Sessizce yanıma gelmiş, dibime
kadar girmiş, gözlerini bana dikmişti. . .
Sizin hiç kalbiniz kırıldı mı? Siz hiç terk edildiniz mi?
Aşk acısı çektiniz mi? Öldüresiye nefret ettiniz mi?
Peki, ya öldürmek. . . öldürmek istediniz mi?. . .
Jülide'nin yeni bir hayata başlamak ve
eskinin acılarından kurtulabilmek için taşındığı
Kadıköy'deki Işıl Apartmanı'nda ters giden
bir şeyler var. . .
Bu Yazı Hakkında Henüz Hiç Yorum Yapılmamış
Yorum yazabilmek için önce üye girişi yapmalısınız. Üye Girişi