Dişi Kurt
- Konuştu mu?
- Tabii ki.
- Buğday ve arpa ahırın 200 adım gerisinde bir yerde. Bira ve tuzlu et ise batı yönüne doğru 3000 adım uzaklıkta bir mağarada.
-Köylüleri şu buğday tanesini saklama inadı beni hep şaşırtmıştır. Kendin bu kadar işkence ettirecek ne yaptın ihtiyar?
- Ya sen yüce Viking? Böylesine kahramanca bir zafer elde ederek ne kazanmış oldun?
- Seni lanet domuz! Niflhel'in şeytanları bağırsaklarını parçalasın!
Anahtar Bekçisi
- Bu da ne? Ben. . . Yaşıyor muyum?. . . Yaşıyor muyum ben?
- Yolculuk seni sarsmış olmalı.
- Kim var orada? Oh! Anahtarlar Bekçisi!
- Uzay boşluğunda daldığın derin uykunun, hatırlarını silmemesine sevindim, Nichor'lu Volsung.
Güneş Kılıcı
- Yavaş oğlum sakin ol. Sen ölmek istemiyorsan, benim de öldürmek gibi bir niyetim yok.
- Seçim senin. . .
- Böylesi daha iyi görüyormusun bizden daha çok korktu. . .
- Hey küçük kız. . . Benden korkma. . .
- Buradaki kızlar ne kadar da çekingen. Neyse umarım en azından nereye gittiğini biliyordur.
Bu Yazı Hakkında Henüz Hiç Yorum Yapılmamış
Yorum yazabilmek için önce üye girişi yapmalısınız. Üye Girişi