Serim Hece'nin mektubunu postaya verdikten sonra bir sebepten yetişemediği trenin, yolcumuzun o pek
maceralı yolculuğu yaptığı tren olması nasıl bir tesadüftür bizim için? Oysaki Hece trene binebilseydi; kim
bilir, belki de devlet görevlisi restoranda yolcumuzla konuşurken, o sırada arkasındaki boş masada Hece
oturuyor olacaktı. Bilemeyiz, evet.
Tıpkı elimizde bulunan, bitmiş olduğunu varsaydığımız bu kitabın gerçekten bitip, bitmediğini
bilemeyeceğimiz gibi. Evet, bilemeyiz. . .
Bu Yazı Hakkında Henüz Hiç Yorum Yapılmamış
Yorum yazabilmek için önce üye girişi yapmalısınız. Üye Girişi