Telefon
WhatsApp
1500 TL ve üzeri alışverişlerde ücretsiz kargo! Alışverişe Başla
Hızlı Kargo Yerli Marka Doğa Dostu Ambalaj

Yol Ayrımındakiler; Ülkücü Hareketteki Yol Ayrımlarının Romanı


Kodu:
9786257834216

Yazar:
Erol Maraşlı

Yayıncı:
Bilge Oğuz Yayınları

Kategori:
Edebiyat | Roman - Günümüz

Ceviri:

Sayfa Sayısı:
272

Basım Yeri:

Basım Tarihi:
2020-11

Basım Numarası:
1

Dil:
Türkçe

Kapak:
Karton

Kağıt:
Kitap kağıdı

Ölçüler(mm):
135-210

Paylaş:
Beş bin yıllık Türk'ün ülküsünü şahikaya çıkarmak için yetiştirilmişlerdi: Vatan için; amasız, fakatsız, bahanesiz, korkusuz ölmeyi göze alanlardı.
.
.
Milleti için uğruna can vermeye koşanlardı.
.
.
Devlet-i ebediye için devletlû olmayı akıllarına getirmeden Alperen oldular.
.
.
Şanlı bir mücadele içinde kan kardeşiydiler.
.
.
Gün geldi ayrı düşüp, Bozkurt iken birbirlerinin kurdu oldular.
.
.
Kimisi kara toprağa giderken, kimilerine ikbal kapıları açıldı, bazıları darağacında asıldı.
.
.
Yusufiye onların mekanı oldu.
.
.
Vatan-millet-devlet için mücadele ettiklerini sanıyorlardı.
Savundukları devletin başındakiler tarafından asıldılar, ötelendiler, suyu getirirken testilerini kırdılar.
.
.
Hepsinin yüreğini saran aşkın adı vatan sevgisi; Türk milliyetçiliği idi.
Hor görülseler de, suçlansalar da, devlet kapılarından kovulsalar da, yitip gitseler de, işkence altında inleseler de, gücenmeyecekler, yorulmayacaklar, terk edip gitmeyeceklerdi.
"Ne yükler yüklendi çelim­siz omuzlarımıza / Ama inandık asrın müjdecisi çocuklar olduğumuza / Belki kırlarda çiçek toplayamadık / Belki yârimiz olmadı çiçek verecek / Ama ölümüne sevdalandık vallahi / Vallahi solduk hasretin şiddetinden / Çiçek çiçek.
.
.
Analarım babalarım / Ah garip, yetim, sabiler / Kaç ak­şamlar Allah'ım / Kaç akşamlar yaşlı gözlerle / Yolları gözlediler.
.
.
Bir Eylül sabahı, bir ana kesit / Bir düdük / Haramiler bastı kervanımızı / Kan göllerinde yüzdürüldük.
.
.
" (alıntı) Mâzi ile tekrar tekrar zihninde yaşayıp avunmaktan başka ne yapıyordu ki? İstikbâl de meçhuldü.
Belki de cezaevinden çıkıp da uzanacak el, tutunacak dal arayan gençler, kapılacak cazibe merkezlerini de kaybet­mişlerdi.
Geleceğe ait hayâlleri uçup gitmiş, tutunacağı dallar kopmuş, uzanacağı el de kalmamıştı "Dalından koparılmış nesildi / kimseler arayıp sormadı bizi.
Ateşte açan karanfillerdik be çocuk / Mecaz değil, gerçek! Yaramızdan akan al boyaya parmağımızı banıp / Ay-yıldız çizdik sokaklara" (alıntı) Başka sevdalar bilmeden, tanımadan ülkü sevdası onlara yetecekti.
İşte salt bu dava için, bunların hepsini gördüler, yaşadılar.
.
.
Gençliğinin baharını yaşayamadan, hazanı yaşayanlardı onlar.
.
.
İşte onların romanı!.
.
Bu Yazı Hakkında Henüz Hiç Yorum Yapılmamış

Yorum yazabilmek için önce üye girişi yapmalısınız. Üye Girişi